Hemoroid, hakkında en çok yanlış bilgi dolaşan hastalıklardan biri. Sebebi de belli: insanlar utandığı için hekime gitmiyor, çareyi çevresine sormakta ve internette arıyor.
Aşağıdakiler bu arayışta en sık karşımıza çıkan yanlışlar. Bir kısmı sadece vakit kaybettiriyor, bir kısmı doğrudan zarar veriyor. Hangisinin hangisi olduğunu ayırmaya çalıştık.
”Makattan kan geliyorsa basurdur”
Listenin en pahalıya mal olan yanlışı bu. Parlak kırmızı kan hemoroidde sık görülür, doğru. Ama aynı belirtiyi makat çatlağı, polip, iltihabi bağırsak hastalıkları ve kalın bağırsak kanseri de verir.
Kendi kendine “basur” deyip evde uğraşmak, bu ihtimallerin gözden kaçtığı aylar demek. Kanamanın kaynağı muayeneyle, gerektiğinde kolonoskopiyle belirleniyor ve bu adım atlanmıyor. Özellikle kan koyu renkliyse ya da dışkı katran gibiyse beklemeye hiç gelmiyor; sebebini makattan siyah kan gelmesi sayfasında anlattık.
Kanamanın rengi, miktarı ve ağrının zamanlaması muayenede sorulan ilk şeyler; gitmeden önce bunları not etmek işinizi kolaylaştırır.
Bölgeye uygulanan halk yöntemleri
Bu başlıktakilerin ortak noktası şu: hepsi görünmeyen, mukozayla kaplı ve zaten tahriş olmuş bir bölgeye kontrol edilemeyen bir madde uyguluyor. Bir sorun çıktığında fark etmesi günler alıyor.
Sülük. Makat çevresine sülük uygulaması son yıllarda yeniden konuşuluyor. Hemoroid tedavisinde etkili olduğunu gösteren güvenilir bir çalışma yok. Buna karşılık bilinen riskleri var: sülüğün salgısı kanamayı uzatıyor, ısırık yerinde uzun süren kaşıntı ve enfeksiyon gelişebiliyor. Zaten kanayan bir bölgede kanamayı artıran bir yöntem seçmenin makul bir gerekçesi olamaz.
Patlıcan sapı, kül ve közlenmiş bitki artıkları. Yakılmış ya da közlenmiş bitki parçalarının bölgeye sürülmesi eski bir uygulama. Bu maddelerin hemoroid dokusuna yaptığı bilinen bir iyileştirici etki yok. Yaptığı şey belli: tahriş, bazen kimyasal yanık. Yanık iyileşirken bıraktığı iz, makat darlığına kadar giden bir soruna dönüşebiliyor.
Elma sirkesi, limon, tuz, kireç suyu. “Memeyi eritir” diye anlatılıyor. Eritmiyor. Asitli ya da bazik bir sıvı damar yastıkçığını küçültmüyor, üzerini örten mukozayı yakıyor. Kanaması olan birinde bu, kanamayı artırıyor.
Ezilmiş sarımsak, rektal yağ ve lapa uygulamaları. Makat içi mukozadır, koldaki deri gibi korunaklı değildir. Sarımsak gibi maddeler temas ettiği yerde kimyasal yanık yapabiliyor. Bu başlığı bitkisel basur tedavisi sayfasında ayrıntılı yazdık; oradaki “kesinlikle yapılmaması gerekenler” bölümüne bakmanızı öneririz.
Kirpi eti, yağı ve benzeri hayvansal karışımlar. Halk arasında dolaşan bu tür önerilerin hiçbirinin dayanağı yok. Yabani hayvan dokusunun hazırlanması ve tüketilmesi ayrıca zoonoz riski taşıyor.
Dokuya doğrudan müdahale. Bağlamak, iple sıkmak, iğneyle delmek, patlatmaya çalışmak. Ne olduğunu basur patlarsa ne olur sayfasında anlattık.
”Doğal olan zararsızdır”
Bu cümle bir satış argümanı, tıbbi bir bilgi değil. En ağır zehirlerin bir kısmı bitkilerden geliyor. Ağızdan alınan bitkisel ürünlerin bir kısmı da kullandığınız ilaçlarla etkileşiyor; kan sulandırıcı, tansiyon ilacı ya da doğum kontrol hapı kullanıyorsanız bu gerçek bir sorun.
İnternetten ve sosyal medyadan satılan, içeriği etiketinde yazmayan karışımlar ayrı bir başlık. Bu tür ürünlere ilaç etken maddesi karıştırıldığı vakalar bildiriliyor. Bir ürünün ruhsatlı olup olmadığını Sağlık Bakanlığının ürün sorgulama sayfasından kontrol edebilirsiniz.
Bitkisel olan her şey hurafe değil, bunu da söyleyelim. Lif almak, bol su içmek, ılık oturma banyosu yapmak işe yarıyor; zaten hekimlerin de ilk sırada söylediği şeyler bunlar. Fark, bir şeyi yemek ya da içmek ile onu makat bölgesine uygulamak arasında.
Krem ve merhemle ilgili yanlışlar
Merhemler ağrıyı, kaşıntıyı ve şişliği bir miktar yatıştırıyor. Bu küçük bir şey değil, ama oluşmuş bir basur memesini ortadan kaldırmıyorlar. “Eritici” diye anlatılan ürünlerin böyle bir etkisi yok.
İki ayrı hata var burada. Birincisi, merhemle şikayeti bastırıp muayeneyi geciktirmek; kanamanın sebebi araştırılmamış oluyor. İkincisi, kortizonlu ürünleri hekime sormadan haftalarca sürdürmek; uzun kullanımda bölgedeki deri incelebiliyor. Eczaneden reçetesiz aldığınız bir ürünü kullanıyorsanız bunu kontrol muayenesinde söyleyin.
”Ağrı yoksa sorun yok”
İç hemoroidin çoğu ağrımaz, çünkü o bölge ağrı duyusu taşımaz. İlk ve tek belirti genelde kanamadır. Ağrının yokluğuna bakıp beklemek, evre ilerlerken zaman kaybetmek anlamına geliyor.
Tersi de doğru değil: şiddetli ağrı her zaman ileri evre hemoroid demek değil. Tuvalet sırasında cam kesiği gibi keskin bir ağrı ve sonrasında süren zonklama daha çok makat çatlağını düşündürüyor. İkisi sık karıştırılıyor ve yanlış şeyi tedavi etmeye çalışmak aylar kaybettiriyor.
Ameliyatla ilgili yanlışlar
“Tek çare ameliyat.” Değil. Hemoroidli hastaların büyük kısmı ameliyat görmeden yönetiliyor; lif düzenlemesi, kabızlık tedavisi, hekimin uygun gördüğü ilaçlar ve poliklinikte yapılan küçük işlemler ilk basamakta duruyor. Seçeneklerin tamamı hemoroid nasıl tedavi edilir rehberinde.
“Ameliyat olan bir daha kurtulamaz.” Bu korku, ameliyat sonrası ilk günlerin ağrılı geçmesinden besleniyor. İlk günler gerçekten zor, ama süreç öngörülebilir: ağrının en yoğun olduğu dönem, ilk tuvaletin ne zaman olacağı ve işe dönüş zamanı ameliyattan önce size anlatılabilir. Anlatılmıyorsa sorun.
“Ameliyat oldum, bir daha olmaz.” Bunun sözü de verilemez. Kabızlık, ıkınma ve uzun oturma sürerse şikayet yeniden başlayabilir. Ameliyattan sonra da beslenme ve tuvalet düzeni devam ediyor.
“Makat çatlağı lazerle kas kesilmeden çözülür.” Kronik çatlakta uygulanan standart cerrahi yöntem, iç kapatıcı kasın kontrollü şekilde kesilmesine dayanıyor. Hangi cihazla yapılırsa yapılsın, size uygulanacak işlemin kası kesip kesmediğini ameliyat öncesi sorun ve cevabı net alın. Gaz ya da dışkı kaçırma bu ameliyatın bilinen riski ve bu risk konuşulmadan imza atılmaz.
Doğru bilinen doğrular
Kısa bir liste, çünkü işin özü zaten burada: dışkıyı yumuşak tutmak (lif ve sıvı birlikte, lifi tek başına artırmak kabızlığı kötüleştirebiliyor), ıkınmamak, klozette uzun oturmamak, tuvalet hissini ertelememek, şikayet varken sade ılık suyla oturma banyosu yapmak.
Bunlar kulağa fazla basit geliyor, o yüzden hafife alınıyor. Oysa erken evredeki şikayetlerin büyük kısmı tam olarak bu başlıklarda düzeliyor.
Evde uğraşmayı bırakıp hekime gitmeniz gereken durumlar
- Koyu, siyah ya da katran kıvamında dışkı
- Ateşle birlikte büyüyen, sıcak, dokunulamayacak kadar ağrılı şişlik
- Durmayan, iç çamaşırını ıslatacak kadar çok kanama
- İstemediğiniz halde kilo kaybı, halsizlik, solukluk
- Dışkılama alışkanlığınızda kalıcı değişiklik
- 50 yaşından sonra ilk kez ortaya çıkan makat kanaması
- Makattan gelen kötü kokulu, iltihaplı akıntı
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, muayene ve hekim değerlendirmesinin yerine geçmez.