İçeriğe atla
Hemoroid
Geri dön

Anal Fissür Nasıl Tedavi Edilir? Kronik Fissür Ameliyatı

Makat çatlağının (anal fissür) tedavisi basamaklıdır. Önce dışkıyı yumuşatan ve kastaki kasılmayı çözen konservatif tedavi denenir. Yanıt alınamazsa botoks, o da yetmezse cerrahi gündeme gelir.

Yeni başlamış bir çatlakta ilk basamak çoğu zaman yeterli oluyor. Kronikleşmiş çatlakta tek başına yetme ihtimali düşük, ama atlanması yine de doğru değil: hangi yöntem seçilirse seçilsin, dışkı sert kalmaya devam ettiği sürece yara aynı yerden yeniden açılıyor.

Aşağıda her basamakta ne yapıldığını, ne beklendiğini ve neyin risk taşıdığını anlattık.

Tedavinin tamamı aynı iki hedefe çalışıyor

Çatlak, iç kapatıcı kas (internal sfinkter) ağrıyla birlikte kasıldığı için iyileşmiyor. Kasılan kas bölgeye giden kanı azaltıyor, kansız kalan yara kapanamıyor, bir sonraki sert dışkıda yeniden yırtılıyor. Döngünün ayrıntısı makat çatlağı kendi kendine geçer mi sayfasında.

Tedavi adları farklı, amaç aynı: dışkıyı yumuşatmak ve kastaki spazmı çözmek. Yöntemler birbirinden, bu ikincisini ne kadar süreyle ve ne pahasına yaptıklarıyla ayrılıyor.

Birinci basamak: konservatif tedavi

Tedavinin en çok atlanan kısmı burası. Hasta ağrıdan bir an önce kurtulmak istiyor, “bir ameliyatla bitsin” diyor. Oysa hiçbir hekim ilk muayenede sizi ameliyata almaz ve almaması da gerekir.

Bu basamağın iki ayağı var.

Dışkı düzeni. Lif ve sıvı alımını birlikte artırmak, tuvalette oyalanmamak, ıkınmamak, tuvalet hissini ertelememek, ılık oturma banyosu. Kulağa fazla basit geliyor ama tedavinin en belirleyici parçası bu. Ayrıntılı beslenme planı için kabızlık neden olur, kabızlığa ne iyi gelir sayfasına bakın.

Hekimin uygun gördüğü topikal tedaviler. Bölgeye uygulanan bu ilaçların ortak amacı, iç kapatıcı kasın kasılmasını gevşetip yaraya kan gitmesini sağlamak. Hangi etken maddenin size uygun olduğuna muayene eden hekim karar verir, o yüzden burada isim vermiyoruz. Üç şeyi bilerek başlayın: etkisi birkaç günde değil haftalar içinde görülür, düzenli kullanılmadığında beklenen sonucu vermez, bazı hastalarda baş ağrısı gibi yan etkiler yüzünden tedavi yarıda bırakılır.

Eczaneden kendi başınıza aldığınız ağrı kesici merhemler bu grubun yerini tutmaz. Ağrıyı bir süre bastırırlar, yaranın kapanmasına katkıları olmaz.

Bu basamakta beklenen sürede yanıt alınamazsa hekiminiz bir sonrakine geçer.

İkinci basamak: botoks

İç kapatıcı kasa botulinum toksin enjekte edilir, kas bir süreliğine gevşer ve yara bu aralıkta kapanma fırsatı bulur.

En önemli özelliği, kasa kalıcı bir kesi yapılmaması. Etkisi zamanla geriler, kas eski haline döner. Bazı hastalarda tek uygulama yeterli olur, bazılarında tekrarlanır, bazılarında ise beklenen sonuç alınamaz.

Botoksla cerrahiyi hangi durumda hangisinin öne geçtiğini anal fissür botoks mu ameliyat mı sayfasında yan yana koyduk.

Üçüncü basamak: cerrahi (LİS)

Kronik çatlakta standart cerrahi yöntem lateral internal sfinkterotomi, kısaca LİS. Adı korkutucu ama anlamı basit: iç kapatıcı kasın bir kısmı kontrollü biçimde kesilir.

Kesiden sonra anal kanaldaki basınç düşer, bölgeye kan gitmeye başlar ve yara kapanır. Yöntemin işe yaramasının nedeni de, tartışmalı olmasının nedeni de aynı: kesilen şey bir kas ve o kas geri gelmiyor.

Bunun bilinen bedeli gaz veya dışkı tutmakta zorlanma. Herkeste olmuyor, ama olabileceği için ameliyattan önce konuşulması gerekiyor. Ayrıntısı makat çatlağı ameliyatı sonrası gaz ve dışkı kaçırma sayfasında.

Kaçırma riskinin baştan yüksek olduğu bir hasta grubu var: doğum yapmış kadınlar, daha önce aynı bölgeden ameliyat geçirmiş olanlar, kapatıcı kas gücü zaten düşük olanlar. Bu tabloda kasa kesi yapmayan seçenekler öne çıkar. Fissürektomi ve çatlağın üzerini sağlam dokuyla kapatan ilerletme flebi bunların başında geliyor.

Eskiden uygulanan, kanalın elle ya da aletle kontrolsüz genişletilmesine dayanan yöntemler ise terk edildi. Hasarın ne kadar olacağı önceden belirlenemediği için.

Ameliyattan sonra ne oluyor?

İlk günlerin en zor kısmı ağrı değil, ilk tuvalet korkusu. Dışkının yumuşak kalması bu yüzden ameliyattan sonra da en az öncesi kadar önemli. Lifi ve sıvıyı kesmeyin.

İyileşme günlerle değil haftalarla ölçülüyor. Bu sürede az miktarda kanama ve ara ara ağrı beklenen bir tablo. Kontrol randevusuna gitmeyi savsaklamayın; yaranın kapanıp kapanmadığı gözle değerlendiriliyor.

Ateşle birlikte artan ağrı, şişlik ya da akıntı beklenen tablonun dışında. Bunlar varsa kontrol gününü beklemeyin.

Tuvalet sonrası ağrı ve kanamanın nedeni her zaman çatlak mı?

Değil. Tuvaletten sonra keskin ağrı ve kâğıtta parlak kırmızı kan en sık çatlakta görülür, ama iç hemoroid de ağrısız kanama yapar ve ikisi bir arada bulunabilir. Tuvaletten sonra birden ortaya çıkan, elle gelen, çok ağrılı sert şişlik ise genelde tromboze hemoroiddir.

Koyu, siyah ya da katran kıvamındaki kanama bu tablonun dışında durur ve kaynağı yukarıdan olabilir. Hekiminiz böyle bir kanamada bağırsak tetkiki isterse ertelemeyin.

Tedavi edilmezse ne olur?

Çatlak kronikleşir. Kenarları kalınlaşır, dış ucunda kalıcı bir deri katlantısı (nöbetçi meme) oluşur ve hastaların çoğu bunu basur memesi sanır. Bu aşamadan sonra konservatif tedaviye yanıt belirgin şekilde azalır.

Asıl kayıp yaşam kalitesinde oluyor. Ağrıdan tuvaleti erteleyen insan daha çok kabız kalıyor, kabızlık yarayı yeniden açıyor, döngü aylara yayılıyor. Uzun süren, alışılmadık yerde duran ya da birden fazla olan çatlaklarda ise altta yatan başka bir hastalık araştırılır. Kendi başınıza uğraşmayı uzatmanın asıl sakıncası bu gecikme.

Ameliyattan sonra tekrarlar mı?

Tekrarlama ihtimali var ve bunu ortadan kaldıran bir yöntem yok. Belirleyici olan, ameliyattan sonra bağırsak düzeninin ne olduğu. Kabızlık geri döndüğünde tablo da geri dönebiliyor.

Kimse size böyle bir söz veremez. Şikayetin bir daha olmayacağına dair bir cümle duyduysanız, o cümle tıbbi bir bilgi değil.

Şunlardan biri varsa randevu sırası beklemeyin

  • Ateşle birlikte büyüyen, sıcak, dokunulamayacak kadar ağrılı şişlik (apse olabilir)
  • Koyu, siyah ya da katran kıvamında dışkı
  • Durmayan, iç çamaşırını ıslatacak kadar çok kanama
  • İstemediğiniz halde kilo kaybı, halsizlik, solukluk
  • Dışkılama alışkanlığınızda kalıcı değişiklik
  • 50 yaşından sonra ilk kez ortaya çıkan makat kanaması
  • Makattan gelen kötü kokulu, iltihaplı akıntı

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, muayene ve hekim değerlendirmesinin yerine geçmez.


Bu yazıyı paylaş:

Önceki Yazı
4. Derece Hemoroid Tedavisi ve 4. Evre Hemoroid Ameliyatı
Sonraki Yazı
Fissür Botoks Yaptıranların Yorumları