İçeriğe atla
Hemoroid
Geri dön

Makat Çatlağı Kendi Kendine Geçer Mi?

Yeni başlamış bir makat çatlağının (anal fissür) kendiliğinden kapanma şansı gerçekten var. Kronikleşmiş bir çatlakta bu şans belirgin şekilde düşer.

Aradaki farkı belirleyen tek bir şey: dışkının yumuşak kalıp kalmadığı. Sert dışkı her tuvalette yarayı yeniden açtığı sürece hiçbir tedavi tutmaz, ameliyat bile aynı zeminde tekrar sorun çıkarır. Yani “geçer mi” sorusunun cevabı büyük ölçüde sizin elinizde.

Aşağıda çatlağın neden bu kadar inatçı olduğunu, evde neyin işe yaradığını ve iyileşmezse sırayla ne yapıldığını anlattık.

Neden bu kadar çok ağrıyor?

Makat çatlağı, anal kanalın girişindeki hassas derinin yırtılmasıdır. Yırtık genelde küçüktür ama ağrısı boyutuyla orantılı değildir, çünkü orası vücudun en yoğun sinirlenen bölgelerinden biri.

Asıl mesele ağrının kendisi değil, başlattığı döngü:

Sert dışkı yırtığı açar. Yırtık ağrır. Ağrı, iç kapatıcı kası (internal sfinkter) refleks olarak kasar. Kasılan kas bölgeye giden kanı azaltır. Kan azalınca yara iyileşemez. İyileşmeyen yara bir sonraki tuvalette yeniden yırtılır.

Buna bir de korku ekleniyor: ağrıdan tuvaleti erteliyorsunuz, ertelenen dışkı sertleşiyor, sonraki sefer daha çok acıtıyor. Hastaların büyük kısmı bu kısır döngünün içinde yıllarını geçiriyor.

Tedavinin mantığı da buradan çıkıyor. Yapılan her şey aslında aynı iki hedefe hizmet ediyor: dışkıyı yumuşat, kasın spazmını çöz.

Akut çatlak ile kronik çatlak farkı

Akut (yeni) çatlak. Şikayet birkaç hafta içindedir. Tuvalet sırasında cam kesiği gibi keskin bir ağrı, ardından bir süre süren zonklama, kâğıtta birkaç damla parlak kırmızı kan. Yara taze bir kesik görünümündedir. Doğru adımlarla kapanma ihtimali iyi.

Kronik (yerleşmiş) çatlak. Şikayet birkaç hafta içinde geçmezse çatlak kronikleşmiş sayılır. Yara artık taze bir kesik değil, kenarları kalınlaşmış, tabanında kas lifleri görünen bir ülser halini alır. Dış ucunda küçük bir deri katlantısı (nöbetçi meme) oluşur ve hastaların çoğu bunu basur memesi sanır. İç tarafta da benzer bir kabarıklık gelişebilir.

Ayrımı gözle yapmak mümkün değil, muayenede birkaç saniyede anlaşılıyor. Sizin için pratik ölçüt şu: her tuvaletten sonra ağrı ve kanama oluyorsa, aylardır aynı şikayet sürüyorsa, işin kendi kendine kapanma aşaması geride kalmış demektir.

İyileşme şansını ne belirliyor?

Şunlar lehinize:

Şunlar aleyhinize:

Bir de göz ardı edilen bir grup var: alışılmadık yerde duran, birden fazla olan ya da normal tedaviye hiç yanıt vermeyen çatlaklar. Bu tabloda altta yatan başka bir hastalık (Crohn gibi bağırsak hastalıkları başta olmak üzere) araştırılır. Kendi başınıza uğraşmayı uzatmanın bir sakıncası da bu.

Evde gerçekten işe yarayan şeyler

Dışkıyı yumuşatın. Bu listenin ilk maddesi olması tesadüf değil, geri kalan her şeyden daha etkili. Lifi günlere yayarak artırın (sebze, meyve, kuru erik, kurubaklagil, tam tahıl) ve aynı anda sıvı alımını yükseltin. Lifi artırıp suyu artırmazsanız işler kötüleşir. Ayrıntılı beslenme planı için kabızlık neden olur, ne iyi gelir sayfasına bakın.

Ilık oturma banyosu. Günde birkaç kez, özellikle tuvaletten sonra, birkaç parmak ılık suya oturmak kasın spazmını gevşetir. Çatlakta bunun rahatlatıcı etkisi hemen hissedilir. Suyun içine tuz, karbonat, sirke ya da bitki karışımı katmayın.

Tuvalette oyalanmayın. Telefonu dışarıda bırakın. Klozette geçen uzun dakikalar bölgeye basınç bindiriyor.

Ikınmayın, ayak taburesi kullanın. Ayaklarınızın altına küçük bir tabure koyduğunuzda çıkış açısı düzelir ve zorlanma ihtiyacı azalır.

Tuvalet hissini ertelemeyin. Ağrıdan kaçmak için beklemek, tabloyu her seferinde biraz daha kötüleştiriyor.

Temizliği yumuşatın. Kuru kâğıtla ovmak yerine ılık suyla yıkayıp kurulayın.

Yapılmayacaklar da var: bölgeye bitkisel yağ, lapa, ezilmiş sarımsak, ısıtılmış karışım uygulamayın. Bunlar iyileşmeyi hızlandırmıyor, tahriş edip yarayı büyütüyor.

İyileşmiyorsa sırayla ne yapılır?

Tedavide basamak mantığı var. Hiçbir hekim ilk muayenede sizi ameliyata almaz.

1. Basamak: konservatif tedavi. Lif, sıvı, oturma banyosu ve hekimin uygun gördüğü ilaçlar. Bu basamakta kullanılan ilaçların ortak amacı, iç kapatıcı kasın spazmını çözüp bölgeye kan gitmesini sağlamak. Hangi etken maddenin size uygun olduğuna hekim karar verir, o yüzden burada isim vermiyoruz. Reçetesiz alınan ağrı kesici merhemler ağrıyı kısa süre bastırır ama yaranın kapanmasına bir katkısı olmaz.

2. Basamak: botoks. İç kapatıcı kasa botulinum toksin enjekte edilerek kasın geçici olarak gevşetilmesi. Amaç, kas gevşemişken yaranın kapanma fırsatı bulması. Etkisi kalıcı değildir, zamanla geriler. Bazı hastalarda tekrarlanır, bazılarında ise sonuç vermez. Ameliyata göre avantajı, kasa kalıcı bir kesi yapılmaması. Karşılaştırması anal fissür botoks mu ameliyat mı sayfasında.

3. Basamak: cerrahi. Kronik çatlakta standart yöntem lateral internal sfinkterotomi (LİS). İç kapatıcı kasın bir kısmı kontrollü şekilde kesilir, basınç düşer, bölgeye kan gitmeye başlar ve yara kapanır. Yöntem etkilidir, ama kesilen şeyin bir kas olduğunu bilerek karar vermek gerekir: gaz veya dışkı kaçırma bu ameliyatın bilinen riski. Bu risk konuşulmadan imza atmayın. Konunun ayrıntısı makat çatlağı ameliyatı sonrası gaz ve dışkı kaçırma sayfasında; tedavi seçeneklerinin tamamı ise anal fissür nasıl tedavi edilir sayfasında.

Hangi basamakta olursanız olun, beslenme ve tuvalet düzeni devam ediyor. Ameliyat olsanız bile kabızlık geri dönerse şikayetin yeniden başlama ihtimali var.

Ne zaman “artık kendi kendine geçmez” denir?

Kesin bir gün sayısı vermek doğru olmaz, çünkü bu karar muayeneyle veriliyor. Ama pratikte şu üç işaret hekime gitmenin vaktinin geldiğini gösteriyor:

Birincisi, birkaç haftadır evde her şeyi doğru yapıyorsunuz ve ağrı hiç azalmıyor. İkincisi, şikayet geçiyor gibi olup her seferinde geri geliyor. Üçüncüsü, dışarıda kalıcı bir kabarıklık oluşmuş ve muayenede kronikleşme bulguları görülüyor.

Buradan sonra beklemek işe yaramıyor, sadece süreyi uzatıyor.

Şunlardan biri varsa randevu sırası beklemeyin

  • Ateşle birlikte büyüyen, sıcak, dokunulamayacak kadar ağrılı şişlik (apse olabilir)
  • Koyu, siyah ya da katran kıvamında dışkı
  • Durmayan, iç çamaşırını ıslatacak kadar çok kanama
  • İstemediğiniz halde kilo kaybı, halsizlik, solukluk
  • Dışkılama alışkanlığınızda kalıcı değişiklik
  • 50 yaşından sonra ilk kez ortaya çıkan makat kanaması
  • Makattan gelen kötü kokulu, iltihaplı akıntı

Son bir not: makat çatlağı ile hemoroid sık sık karıştırılıyor ve yanlış şeyi tedavi etmeye çalışmak aylar kaybettiriyor. Ağrınız tuvalet sırasında keskinse ve sonrasında uzun süre devam ediyorsa, akla ilk gelmesi gereken çatlaktır.


Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, muayene ve hekim değerlendirmesinin yerine geçmez.


Bu yazıyı paylaş:

Önceki Yazı
Hemoroid Memesi Nasıl Küçülür? Basur Memesi Nasıl Geçer?
Sonraki Yazı
Hemoroid Ameliyatı Sonrası Araba Kullanmak Neden Sakıncalı?