Evet, olabiliyor. Makat çatlağı (anal fissür) ameliyatından sonra gaz kaçırma, iç çamaşırında ıslaklık ya da leke, hastaların en çok korktuğu ve en az konuşulan yan etkisi.
Kısa cevap şu: bu şikayetlerin büyük kısmı ilk dönemde ortaya çıkıyor ve kaslar toparladıkça geriliyor. Bir kısmı ise devam ediyor. Ne kadarının kalıcı olduğu konusunda ortalıkta dolaşan oranlar birbirini tutmuyor, o yüzden burada sayı vermiyoruz.
Önemli olan başka bir şey: bu şikayet “alışılacak” bir şey değil. Geçmiyorsa üzerine gidilir ve yapılabilecekler var.
Neden oluyor?
Makatı kapalı tutan iki kas var. İçteki iç kapatıcı kas (internal sfinkter) sizin isteğinizden bağımsız çalışıyor; gün boyu, siz düşünmeden kanalı kapalı tutan asıl kas o. Dıştaki kası (eksternal sfinkter) ise isteyerek sıkabiliyorsunuz, tuvaleti tutmanızı sağlayan kas bu.
Kronik çatlağın standart ameliyatı olan lateral internal sfinkterotomide (LİS), iç kapatıcı kasın bir kısmı kontrollü biçimde kesiliyor. Amaç kanaldaki basıncı düşürmek, çünkü yüksek basınç bölgeye kan gitmesini engelliyor ve yara kapanmıyor. Basınç düşünce çatlak iyileşiyor.
Ama düşen basınç, kanalın istirahat hâlindeki kapanma gücü. Yani ameliyatın işe yaramasını sağlayan mekanizmanın kendisi, aynı zamanda kaçırmanın da sebebi. Kesinin ölçüsü bu yüzden kritik.
Erken dönemdeki kaçırma her zaman kastan kaynaklanmıyor. Ödem, ağrı, yaranın kendisi ve akıntı da ıslaklık hissi yapıyor. Bunlar iyileşmeyle birlikte geriliyor.
Bir de dışkının kıvamı var. Sulu dışkıyı tutmak katıya göre çok daha zor. Ameliyattan sonra ishal olan bir kişide kaçırma belirginleşiyor, kıvam düzelince tablo değişiyor.
Nasıl bir şikayet olarak ortaya çıkıyor?
Hepsi aynı şey değil, aradaki fark önemli:
- Gaz kaçırma ya da gazı tutamadan salıverme
- Tuvaletten sonra saatler içinde gelen az miktarda sızıntı, iç çamaşırında leke
- Sürekli ıslaklık hissi ve buna bağlı tahriş, kaşıntı
- Sulu dışkıda aciliyet, tuvalete yetişememe
- Katı dışkıyı tutamama
İlk sıradakiler daha sık ve daha çok geçici. Aşağı indikçe tablo ağırlaşıyor ve değerlendirme gerektiriyor.
Geçici mi, kalıcı mı? Ne kadar sürer?
Kesin bir takvim vermek doğru olmaz. Şu ayrım pratikte işe yarıyor: ilk haftalarda ödem ve yara varken olan şikayet ile aylar sonra hâlâ süren şikayet aynı şey değil.
İlk dönemdeki ıslaklık, akıntı ve gaz kontrolü zorluğu, yara kapandıkça ve ödem indikçe azalıyor. Aylar geçtiği hâlde durum aynıysa artık “biraz daha bekleyelim” aşaması geride kalmıştır.
Kontrol randevusunda bunu söylemekten çekinmeyin. Hastaların çoğu utandığı için ya hiç söylemiyor ya “biraz kaçırıyorum” deyip geçiyor. Somut konuşun: günde kaç kez oluyor, ped kullanıyor musunuz, gaz mı sıvı mı katı mı, hangi durumlarda oluyor. Bu ayrıntılar hekimin ne yapacağını belirliyor.
Önce dışkı kıvamını düzeltin
Bu, en hızlı ve en çok işe yarayan adım. Kaçırma şikayeti olan çoğu kişide kıvam düzeldiğinde tablo belirgin biçimde hafifliyor.
Hedef, ne sert ne sulu bir dışkı. Lif alımını günlere yayarak artırın ve sıvıyı beraberinde yükseltin. İshale eğiliminiz varsa lif burada kıvam kazandırıcı olarak da çalışıyor. Kabızlık tarafını kabızlık neden olur, kabızlığa ne iyi gelir sayfasında ayrıntılı yazdık.
Kaçırmayı azaltmak için yemek yemeyi kısmak, hastaların sık başvurduğu ve işi kötüleştiren bir yol. Beslenmeyi bozmadan kıvamı düzenlemek gerekiyor.
Cilt bakımını da ihmal etmeyin. Sürekli nemli kalan bölge tahriş oluyor, tahriş olan bölge daha çok kaşınıyor ve iyileşmeyi geciktiriyor. Ovmadan yıkayıp kurulayın, ıslak mendil ve parfümlü ürün kullanmayın, gerekiyorsa ince ped kullanın.
Pelvik taban (Kegel) egzersizi nasıl yapılır?
Kesilen iç kapatıcı kası geri getiremezsiniz. Ama dıştaki kası ve pelvik taban kaslarını çalıştırmak, kanalın kapanma gücüne katkı sağlıyor. Bu yüzden ameliyat sonrası kaçırmada ilk önerilen şeylerden biri.
Doğru kası bulmak
Gaz kaçıracakmış gibi hissettiğinizde içeri doğru çektiğiniz kas, çalıştırmanız gereken kas. Bir diğer tarif: makatı yukarı ve içeri doğru büzmek.
Kası bulmak için idrarı akarken durdurmayı deneyebilirsiniz, ama bunu bir kere kontrol amacıyla yapın. Egzersizi bu şekilde tekrarlamak mesaneye zarar veriyor.
Egzersizin kendisi
Kası birkaç saniye sıkılı tutun, sonra tam olarak gevşetin. Gevşeme kısmı en az sıkma kadar önemli; kasın dinlenmesi gerekiyor.
Sıkarken nefesinizi tutmayın, normal nefes alıp verin. Karnınızı, kalçanızı ve bacak kaslarınızı kasmayın. Elinizi karnınıza koyduğunuzda karın sertleşiyorsa yanlış kasları çalıştırıyorsunuz demektir.
Gün içine yayın. Oturarak, ayakta ve yatarak yapılabiliyor; kimse fark etmiyor.
Kaç tekrar ve ne sıklıkta yapılacağı kişiye göre değişiyor, bunu hekiminizden ya da yönlendirildiyseniz fizyoterapistten alın. Sonuç birkaç günde değil, haftalar içinde ortaya çıkıyor.
Ne zaman başlanır
Ameliyat yarası varken kasları zorlamak doğru olmuyor. Başlama zamanını ameliyatı yapan hekime sorun.
Düzelmiyorsa hangi seçenekler var?
Bu noktada mesele artık “sabretmek” değil, değerlendirilmek.
Önce kaynağı netleştirilir. Kaçırmanın sebebi her zaman ameliyat olmayabiliyor. Bağırsak hastalıkları, geçirilmiş doğumlar, yaşa bağlı kas zayıflığı ve bazı ilaçlar da benzer tabloya yol açıyor. Hekim gerekli görürse kasın gücünü ve yapısını gösteren tetkikler isteniyor.
Pelvik taban rehabilitasyonu ve biofeedback. Biofeedback, doğru kası doğru şekilde çalıştırıp çalıştırmadığınızı size anlık olarak gösteren bir yöntem. Kendi başına yapılan egzersizden farkı bu: yanlış kası kastığınızı fark etmenizi sağlıyor. Kaçırma şikayetinde denenen ilk basamak tedavilerden biri.
Dışkı kıvamını düzenleyen tedaviler. Hekim, kıvamı ve bağırsak hızını ayarlayan ilaçlar verebiliyor. İsim ve doz vermiyoruz, bunlar muayeneye göre değişiyor.
İleri seçenekler. Bu basamaklardan sonuç alınamayan hastalarda uygulanan cerrahi ve sinir uyarımı yöntemleri var. Kimin uygun olduğuna ayrıntılı değerlendirme sonrasında karar veriliyor.
Bu riski ameliyat öncesinde azaltmak
Bu konuyu konuşmanın asıl zamanı ameliyattan önce. Kararı verirken hekiminize doğrudan sorun: bu işlemde kasa kesi yapılacak mı, kesinin ölçüsüne nasıl karar veriyorsunuz, bende kaçırma açısından ek risk var mı.
Doğum geçirmiş kadınlarda, daha önce aynı bölgeden ameliyat olmuş kişilerde ve ileri yaşta bu soru daha da önemli. Doktor seçerken nelere bakılacağını makat çatlağı doktor tavsiyesi sayfasında, tedavi basamaklarını ise anal fissür nasıl tedavi edilir sayfasında anlattık.
Ameliyat olmuş okurların kendi anlattıklarını makat çatlağı ameliyatı olanların yorumları sayfasında okuyabilirsiniz.
Şunlardan biri varsa randevu sırası beklemeyin
- Ateşle birlikte büyüyen, sıcak, dokunulamayacak kadar ağrılı şişlik
- Koyu, siyah ya da katran kıvamında dışkı
- Durmayan, iç çamaşırını ıslatacak kadar çok kanama
- İstemediğiniz halde kilo kaybı, halsizlik, solukluk
- Dışkılama alışkanlığınızda kalıcı değişiklik
- 50 yaşından sonra ilk kez ortaya çıkan makat kanaması
- Makattan gelen kötü kokulu, iltihaplı akıntı
Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, hekim muayenesinin yerini tutmaz.